Bacaklarda yürümekle ortaya çıkan ağrı, daha önce rahatlıkla yürünebilen mesafenin giderek kısalması ve ayaklarda iyileşmeyen yaralar, damar darlığı veya damar tıkanıklığının önemli belirtileri arasında yer alabilir.
Kalp ve damar hastalıkları yalnızca kalbi değil; beyni besleyen şah damarlarını, aortu, böbrek damarlarını ve bacaklara kan taşıyan damarları da etkileyebilir. Bu damarlarda gelişen darlık ve tıkanıklıklar, bulundukları bölgeye bağlı olarak inme, kontrol altına alınamayan hipertansiyon, böbrek yetersizliği ve uzuv kaybı gibi ciddi sonuçlara yol açabilir.
Erken tanı ve uygun tedavi, damar hastalıklarının ilerlemesini önlemek ve komplikasyon riskini azaltmak açısından önemlidir.
Kalp ve damar hastalıkları farklı bölgelerde ortaya çıkabildiği için belirtiler de etkilenen damara göre değişebilir.
Göğüste;
gibi şikâyetler kardiyolojik değerlendirme gerektirebilir.
Şah damarlarıyla ilişkili sorunlarda ise denge ve görme bozuklukları gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Ailede damar hastalığı veya aort anevrizması öyküsü bulunması da düzenli kontroller açısından önem taşıyan faktörler arasında yer alır.
Bacak damarlarındaki daralma ve tıkanıklıklar başlangıçta yalnızca hareket sırasında belirti verebilir.
Özellikle yürürken ortaya çıkan bacak ağrısı ve dinlenmeyle geçen şikâyetler, bacak damarlarındaki kan akımının yetersiz olduğuna işaret edebilir.
Dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında:
bulunur.
Özellikle diyabeti olan kişilerin bu belirtilere karşı daha dikkatli olması gerekir.
Bacak damarlarındaki darlıklar ilerlediğinde dokulara ulaşan kan miktarı azalabilir. Dokuların yeterli kan ve oksijen alamaması, özellikle ileri damar hastalığında iyileşmeyen yaraların ortaya çıkmasına neden olabilir.
Zamanında müdahale edilmeyen ciddi damar tıkanıklıkları, doku kaybı ve uzuv kaybına kadar ilerleyebilen önemli sağlık sorunlarına yol açabilir.
Bu nedenle yürüme mesafesinde belirgin değişiklik, tekrarlayan bacak ağrısı veya iyileşmeyen ayak yaraları gibi belirtilerin erken dönemde değerlendirilmesi önemlidir.
Girişimsel kardiyolojideki teknolojik gelişmeler, uygun hastalarda damar darlıklarının ve tıkanıklıklarının anjiyografik yöntemlerle tedavi edilmesine olanak sağlayabiliyor.
Özellikle sert ve geçilmesi güç tıkanıklıklarda mikrokateter ve mikrotel sistemleri kullanılabiliyor.
Çok ince mikroteller yardımıyla damar içerisindeki darlık veya tıkalı bölgeden ilerlenerek sorunlu bölgeye ulaşılması hedefleniyor. Ardından uygun hastalarda ilaç kaplı balonlar ve gerekli durumlarda stent uygulamaları kullanılarak damardaki kan akımının yeniden sağlanması amaçlanıyor.
Bu yöntemler, özellikle diz altı ve diz üstü bacak damarlarında uygun hastalar için ameliyatsız bir tedavi seçeneği sunabiliyor.
Damar darlıkları yalnızca bacak damarlarında görülmez. Şah damarı ve böbrek damarlarında gelişen bazı darlıklar da uygun hastalarda girişimsel yöntemlerle tedavi edilebilir.
Balon ve stent uygulamaları, uygun hastalarda damar içerisindeki darlığın giderilmesi ve kan akımının iyileştirilmesi amacıyla kullanılabilir.
Ancak her hasta aynı tedavi yöntemi için uygun değildir. Tedavi kararı verilirken;
birlikte değerlendirilmelidir.
Anjiyografik yöntemler uygun hastalarda cerrahiye ihtiyaç duyulmadan damarların açılmasına ve uzuv kaybı riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir.
Bununla birlikte cerrahi tedaviler de uygun hastalarda önemini korur. Hangi tedavi yönteminin kullanılacağı, damar hastalığının özellikleri ve kişinin genel sağlık durumu değerlendirilerek hasta özelinde belirlenmelidir.
Damar hastalıklarının önlenmesinde ve kalp-damar sağlığının korunmasında sağlıklı yaşam alışkanlıkları önemli bir yere sahiptir.
Beslenmede sebze, meyve, lifli besinler ve zeytinyağına daha fazla yer verilmesi önerilir.
Buna karşılık hayvansal yağ, tuz, şeker ve rafine karbonhidrat tüketiminin sınırlandırılması kalp ve damar sağlığının korunmasına katkı sağlayabilir.
Düzenli fiziksel aktivite de kalp ve damar sağlığının temel unsurlarından biridir.
Sağlık durumu uygun kişiler için haftada toplam 150 dakika orta tempolu yürüyüş, yüzme veya benzeri egzersizler önerilebilir.
Fiziksel aktivitenin türü ve yoğunluğu kişinin mevcut sağlık durumuna uygun şekilde belirlenmelidir.
Damar darlıkları ve tıkanıklıkları erken dönemde fark edildiğinde, hastalığın ilerlemesini önlemeye ve ciddi komplikasyonların ortaya çıkma riskini azaltmaya yönelik tedavi seçenekleri değerlendirilebilir.
Yürürken bacak ağrısı, yürüme mesafesinde belirgin azalma, iyileşmeyen ayak yaraları, göğüs ağrısı, artan nefes darlığı, denge veya görme bozuklukları gibi belirtiler ihmal edilmemelidir.
Özellikle diyabeti bulunan, damar hastalığı açısından risk taşıyan veya ailesinde damar hastalığı ya da aort anevrizması öyküsü olan kişilerin düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi önemlidir.